Kişisel Verileri Verme Ve Ele Geçirme

Eskişehir Ceza Avukatı yazdı : Bu suç Türk Ceza Kanunu madde 136’da tanımlanmıştır. TCK m.136 bu suça: ” Kişisel verileri , hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” diyerek yer vermiştir. Görüldüğü üzere seçimlik hareketli bir suçtur. Yani suçun oluşması için kanunda sayılan eylemlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi yeterlidir. Bu eylemler:

  • Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak (yani kişisel verilerin sahibinin rızası dışında) bir başkasına verilmesi,
  • Kişisel verilerin yayılması
  • Kişisel verilerin ele geçirilmesidir.

TCK m.135 ile karşılaştırma

Türk Ceza Kanunu madde 136 da tanımlanan suçu yine Türk Ceza Kanunu madde 135 de tanımlanan Kişisel Verilerin Kaydedilmesi suçu ile karıştırmamak gerekir. TCK m.135 de kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde kaydedilmesi suç olarak tanımlanmışken, TCK m.136 da hukuka uygun şekilde veya hukuka aykırı şekilde kaydedilmesi farketmeksizin bu verilerin kaydedildiği yerden ele geçirilmesi, yayılması veya başkasına verilmesi cezalandırılmaktadır.

Eskişehir Ceza Avukatı olarak yine önemle belirtmek gerekir ki bahsi geçen seçimlik hareketlerin, TCK madde 135 de hüküm altına alınmış olan suçun eylem unsurunda bulunan hareketle aynı şekilde hukuka aykırı olarak yani söz konusu kişisel verilerin sahibinin rızası olmaksızın gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu suç genel bir suç olup herkes tarafından işlenebilmektedir.

Türk Ceza Kanunu madde 135 gerekçeli metinden de anlaşılacağı üzere suçun oluşabilmesi için suça konu kişisel verilerin bir “kişisel sır” olması şartı aranmamaktadır. Zira TCK m.135 gerekçeli metinde “kişisel veri” kavramı: “Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi, kişisel veri olarak kabul edilmelidir.” şeklinde tanımlanmıştır. Herkes tarafından bilinmesi mümkün olan, kişiye ait veriler dahi yasal anlamda kişisel veri olarak kabul edilmektedir. Örneğin bir sosyal medya paylaşım sitesinde kendi fotoğrafını profil fotoğrafı olarak kullanan bir kimsenin söz konusu fotoğrafının fail tarafından kendi bilgisayarına kaydedilmesi TCK m.135 anlamında Kişisel Verilerin Kaydedilmesi suçunu oluştururken mağdurun söz konusu fotoğrafının başkalarına verilmesi yayılması veya ele geçirilmesi TCK m.136 da bahsi geçen suçu oluşturacaktır.

Eskişehir Ceza Avukatı Kişisel Verileri verme ve ele geçirme
Kişisel Verileri Verme Ve Ele Geçirme Suçu

Kişisel Verileri Verme Ve Ele Geçirme Nitelikli Halleri

  • Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.
  • Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
  • Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


Önemle belirtmek gerekir ki burada öncelikle Ceza Muhakemesi Kanunu beşinci ve altıncı fıkralarına Eskişehir Ceza Avukatı olarak değinmek gerekir. CMK 236/5 “Türk Ceza Kanununun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçlardan mağdur olan çocukların soruşturma evresindeki beyanları, bunlara yönelik hizmet veren merkezlerde Cumhuriyet savcısının nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınır. Mağdur çocuğun beyan ve görüntüleri kayda alınır. Kovuşturma evresinde ise ancak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından mağdur çocuğun beyanının alınması veya başkaca bir işlem yapılmasında zorunluluk bulunması hâlinde bu işlem, mahkeme veya görevlendireceği naip hâkim tarafından bu merkezlerde uzmanlar aracılığıyla yerine getirilir. Mağdur çocuk yargı çevresi ve mülkî sınırlara bakılmaksızın en yakın merkeze götürülmek suretiyle bu fıkrada belirtilen işlemler yerine getirilir.” şeklinde düzenleme içermektedir.

Eskişehir Ceza Avukatı olarak CMK 236/6 maddesini incelemek gerekirse “Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçlardan mağdur olanların soruşturma evresindeki beyanları bakımından da beşinci fıkra hükmü uygulanır. Ancak, beyan ve görüntülerin kayda alınmasında mağdurun rızası aranır.” bu düzenlemeler de anılan durumlarda bahsi geçen suçun işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılarak hüküm olunacaktır.

İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

12.C.D. E. 2013/14757 K. 2014/3719

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA’sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir.

Ancak, herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler, yasal anlamda “kişisel veri” olarak değerlendirilemez, aksinin kabulü; anılan maddenin uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilerek, uygulamada belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması gibi olumsuz sonuçlar doğurur, bu nedenle, bir kişisel bilginin, açıklanan anlamda “kişisel veri” kabul edilip edilmeyeceğine karar verilirken, somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılması, sanığın eylemiyle hukuka aykırı hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun da ayrıca tespit edilmesi gerekir.


Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya içeriğine göre; sanığın, arkadaşı olan müştekiye ait cep telefonu numarasını, müştekinin bilgisi ve rızası dışında, “com” adlı arkadaşlık sitesinde “duygu” takma ismiyle üyelik işlemleri yaparak yaydığı ve açtığı profilde müştekinin küçük düşmesine yol açan değer yargısı içerecek, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte müştekinin ağzından paylaşımlarda bulunduğu, bunun üzerine müştekinin tanımadığı kişiler tarafından aranmaya başlandığı olayla ilgili olarak,

12.C.D. E. 2013/14757 K. 2014/3719

12. C.D. E.2014/607 K.2014/16665

İzinsiz olarak bir kişinin telefon numarasının başkasına verilmesi nedeniyle cezalandırılmaları isteminde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun oluştuğu, sanığın ayrıldığı kız arkadaşı olan şikayetçinin, kendisinde kayıtlı olan kişisel veri niteliğindeki telefon numarasını, şikayetçinin rızası dışında diğer sanığa verdiği – Şikayetçinin telefon numarasını hukuka aykırı olarak yayan sanık ile telefon numarasını hukuka aykırı olarak ele geçiren diğer sanığın eyleminin, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı -ayrı ayrı mahkumiyetleri yerine, “Telefon numarası vermek şeklinde gerçekleşen eylemin kişisel verilerin ele geçirilmesi ve yayılması olarak değerlendirilemeyeceği” biçimindeki isabetsiz gerekçeyle beraatlerine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu

Özeti: Sanığın ayrıldığı kız arkadaşı olan şikayetçinin, kendisinde kayıtlı olan kişisel veri niteliğindeki telefon numarasını, şikayetçinin rızası dışında diğer sanığa verdiği olayda; şikayetçinin telefon numarasını hukuka aykırı olarak yayan sanık ile telefon numarasını hukuka aykırı olarak ele geçiren diğer sanığın eyleminin, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, ayrı ayrı mahkumiyetleri yerine, “telefon numarası vermek şeklinde gerçekleşen eylemin kişisel verilerin ele geçirilmesi ve yayılması olarak değerlendirilemeyeceği” biçimindeki isabetsiz gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi kanuna aykırıdır.

12. C.D. E.2014/607 K.2014/16665

Y.12.C.D. E. 2021/2332 K. 2022/3626 K.T. 11.05.2022

Hükümler : 1- Sanık … hakkında kişisel verilerin

kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve hakaret suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat

2- Sanık … hakkında kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından CMK’nın 223/7. maddesi gereğince davanın reddi

3- Sanık … hakkında hakaret suçundan TCK’nın 125/1, 43/2, 62/1, 52/2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, hakaret suçlarından sanık …’in beraatine ve kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanık … hakkındaki davaların reddine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından, hakaret suçundan sanık …’in mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık … müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

A) Sanık … hakkında kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemler, TCK’nın 135/1-2. madde ve fıkralarında kişisel verilerin kaydedilmesi, aynı Kanunun 136/1. madde ve fıkrasında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, 125/1. madde ve fıkrasında hakaret başlığı altında yaptırıma bağlanmış olup, TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince anılan suçların asli dava zaman aşımı süresinin 8 yıl olduğu, TCK’nın 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın asıl dava dosyasına ilişkin sorgu ve savunmasının alındığı 18.02.2011 tarihinden ve birleşen dava dosyasına ilişkin sorgu ve savunmasının alındığı 30.03.2012 tarihinden itibaren TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zaman aşımının temyiz inceleme tarihinden önce gerçekleştiği anlaşıldığından, CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar da bulunmadığından, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki davaların TCK’nın 66/1-e ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince isteme aykırı olarak ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

B) Sanık … hakkında kişisel verilerin kaydedilmesi ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından kurulan davanın reddine ilişkin hükümlere yönelik katılanlar vekilinin ve hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;

UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık …’in 29.01.2020 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık … hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Özellikle burada belirtilen E. 2014/607 K. 2014/1665 bu suçun kapsamı ve suçun oluşma biçimi hakkında uygulayıcılar için yol gösterici nitelikte, makale okuyucuları için ise bilgilendirici niteliktedir. Eskişehir Ceza Avukatı bu suçun şüphelisi sanığı veya mağduru olan müvekkillerine özveriyle hukuki destek vermektedir.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!