Yalan Yere Yemin Suçu

Yalan yere yemin suçu TCK m. 275’de düzenlenmiştir. Madde metni şu şekildedir: Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz. Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.

Görüleceği üzere yalan yere yemin suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır.

Görüleceği üzere yalan yeri yemin suçu hukuk davalarında işlenebilen bir suçtur. Ceza davalarında bu suç madde düzenlemesi gereği işlenemez.

Yalan yere yemin suçu Eskişehir ceza avukatı

Madde Gerekçesi

Madde, hukuk davalarında taraflara kanuna uygun olarak ve sübut vasıtası oluşturmak üzere yöneltilen yeminin yalan yere icrasını cezalandırmaktadır. Suçun oluşması, teklifin kanunî şekil ve koşullara uygun olmasına ve yemin önerilmesinin kanunen olanaksız bir konuya ilişkin bulunmamasına bağlıdır.

Dava hakkında hüküm verilmeden yalan yere yeminden dönülmesi hâlinde, fail hakkında cezaya hükmolunmayacaktır. Buna karşılık, hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde ise, verilecek cezada belli oranda indirim yapılması öngörülmüştür.

Yalan Yere Yemin Yargıtay Kararları

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4253 E. , 2024/93 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/521 E., 2023/636 K.
SUÇ : Yalan yere yemin etme
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2014/45031 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, yalan tanıklık suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2.Ankara 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarih 2014/857 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararı ile sanığın, ek savunması da alınmak suretiyle yalan yere yemin etme suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Ankara 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 2018/514 Esas ve 2021/20 Karar sayılı kararı ile, sanığın tabi olduğu 5 yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın beraatine karar verilmiştir.

4.İlgili kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2021/13992 Esas, 2021/23455 Karar sayılı kararı ile ” Denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi karşısında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiğinin gözetilmediği” gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
5.Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılamada; Ankara 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2022 tarih 2022/91 Esas, 2022/917 Karar sayılı kararı ile sanığın, yalan yere yemin etme suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6.İş bu kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin, 2023/497 Esas, 2023/4279 Karar sayılı kararı ile ”Katılan vekilinin temyiz talebinin, süresinde olmadığından reddi gerektiği, ayrıca unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu
” gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
7.Bozma kararı üzerine yapılan yargılamada; Ankara 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarih 2023/521 Esas, 2023/636 Karar sayılı kararı ile sanığın, yalan yere yemin etme suçundan, beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Eylemi sabit olan sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; şirketin eski ortağı tarafından piyasaya sürülen senedin, karşılıksız olduğu iddiası ile katılan şirket ortakları tarafından açılan ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/263 Esas, 2014/252 Karar sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan menfi tespit davasında, senette aynı zamanda cirosu bulunan davalı sanığın yalan yere yemin ettiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dairemizin 2023/497 Esas, 2023/4279 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, şirketin eski ortağı tarafından piyasaya sürülen senedin, karşılıksız olduğu iddiası ile katılan şirket ortakları tarafından açılan menfi tespit davasında, teklif edilen yemin üzerine, senette cirosu olan davalı sanık, “Eski ortak olan Hamit Canbaz ile aralarında borç ilişkisi olduğu, Hamit’e borç verdiği” yönünde yemin etmiş ise de;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 02.04.1941 tarih 1940/19 Esas, 1941/12 sayılı kararı gereğince yazılı belge ile ispatlanması gereken işlerde hukuk mahkemelerinde yalan yere yemin etmekten sanık olan kimselerin ceza mahkemelerindeki duruşmalarında ceza hakimlerinin yazılı delile göre hüküm vermesi gerektiği yönündeki görüşü de gözetilerek; yazılı belge ile ispatlanması gereken işlerde yemin teklif edilemeyeceği ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan menfi tespit davasında şirket belgeleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından onandığı, bu bağlamda sanığın üzerine atılı yalan yere yemin etme suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, mahkemenin kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarih 2023/521 Esas, 2023/636 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.


Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/1064 E. , 2012/20250 K.

    “İçtihat Metni”
    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Yalan yere yemin
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    Yalan yere yemin suçunun oluşması için, teklifin kanuni şekil ve koşullara uygun olmasına ve yemin önerilmesinin kanunen olanaksız bir konuya ilişkin bulunmamasına bağlı olduğu, ispat edilecek konuda hüküm verilecek derecede delinin bulunması durumunda yemin teklif edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 06/05/2008 tarih ve 2008/3162-6225 sayılı ilamı ile bozulan, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/576 E. ( yeni 2008/417 E.) sayılı dosyasının sonucunun araştırılıp, ispat külfetinin kime ait olduğu hususu da değerlendirildikten sonra, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve yasal olmayan gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
    Yasaya aykırı ve sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


    Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/2541 E. , 2020/16420 K.

      “İçtihat Metni”
      MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
      SUÇLAR : Yalan yere yemin etme
      HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

      Gereği görüşülüp düşünüldü:

      1. Sanık … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesi,
        Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan vekilinin suçun sabit olduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
      2. Sanık … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesinde;
        Sanığın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/263 Esas, 2014/252 Karar sayılı dosyasındaki menfi tespit davasında ettiği yemin nedeni ile mahkumiyetine karar verildiği, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 02.04.1941 tarih 1940/19 Esas -1941/12 sayılı Kararı gereğince yazılı belge ile ispatlanması gereken işlerde hukuk mahkemelerinde yalan yere yemin etmekten sanık olan kimselerin ceza mahkemelerindeki duruşmalarında ceza hakimlerinin yazılı delile göre hüküm vermesi gerektiği yönündeki görüşü de gözetilerek; yazılı belge ile ispatlanması gereken işlerde yemin teklif edilemeyeceği ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan menfi tespit davasında şirket belgeleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından onandığı anlaşılmakla, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
        Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

      Eskişehir Avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.

      Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!