Taksirle Yaralama Suçu

Taksirle yaralama suçu Türk Ceza Kanunu madde 89 da düzenlenmiştir. Temel halinin cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Taksirle yaralama suçu şikayete tabi suçlardandır. Şikayet süresi, suçun işlenmesinden ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır.

Bilinçli taksirle yaralama suçu işlenmesi halinde, sadece suçun TCK m. 89/1’de yer alan basit hali şikayete tabidir. Suçun TCK m. 89/2-3-4’te düzenlenen nitelikli halleri bilinçli taksirle işlendiği takdirde takibi şikayete tabi değildir, savcılık tarafından resen soruşturulur.

Taksirle yaralama suçu (TCK m.89), taraflar arasında uzlaşma prosedürü uygulanmasını gerektiren suçlardandır. Uzlaşma kapsamında olan suçlarda, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması, uzlaşma sağlanmazsa soruşturmaya veya yargılamaya devam edilmesi gerekir.

Taksirle yaralama suçuna teşebbüs mümkün değildir. Çünkü teşebbüs kasten işlenebilen bir suçtur.

Kasten yaralama suçunda iştirak mümkün değildir. Çünkü TCK m.40/1’e göre iştirak için kasten işlenmiş bir eylemin varlığı gerekir. Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

Taksirle Yaralama Suçu Madde Düzenlemesi

(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama
yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır.
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Vücudunda kemik kırılmasına,

c) Konuşmasında sürekli zorluğa,

d) Yüzünde sabit ize,

e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.

(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla

kadar hapis cezasına hükmolunur.

(5) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve

kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun

bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.

Taksirle yaralama suçu Türk Ceza Kanunu 2. kitap 2. kısım 2. bölümünde Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenmiştir.

Vücut dokunulmazlığına karşı suçlar şunlardır:

  • Kasten Yaralama (m.86)
  • Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (m.87)
  • Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi (m.88)
  • Taksirle Yaralama (m.89)
  • İnsan Üzerinde Deney (m.90)
  • Organ Veya Doku Ticareti (m.91)

Taksirle Yaralama Suçu Hareket Ögesi

Taksirle yaralama suçunun hareket ögesini, kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan herhangi bir davranış oluşturur. Örneğin alkollü araç kullanan sürücünün yaya geçidinde bir kimseye çarpıp onu yaralamasında olduğu gibi.

Taksirle Yaralama Suçu Nitelikli Halleri

(TCK m.89/2) Eylem mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına

  • Mağdurun vücudunda kemik kırılmasına,
  • Mağdurun konuşmasında sürekli zorluğa,
  • Mağdurun yüzünde sabit ize,
  • Mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
  • Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.

(TCK m.89/3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

  • İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
  • Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
  • Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
  • Yüzünün sürekli değişikliğine,
  • Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

Muhakeme

Taksirle yaralama suçunun soruşturması ve kovuşturması ile ilgili olarak üçlü bir ayrım yapmak gerekir (TCK m.89/5)

  • Bilinçsiz taksirle işlenen yaralama suçlarında soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlıdır. Eylemin suçun temel biçimi ya da nitelikli unsurları kapsamında olması da bu açıdan önem taşımaz.
  • Suçun temel biçimi (TCK m.89/1) kapsamına giren bir yaralama eylemi bilinçli taksirle işlenmiş ise suçun soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlıdır.
  • Suçun nitelikli unsurlarına (TCK m.89/2/3/4) giren bir yaralama eylemi bilinçli taksirle işlenmiş ise şikayet aranmaz, re’sen soruşturma ve kovuşturma yapılır. Bu nedenle şikayetten vaz geçme halinde kamu davası düşmez.
Eskişehir Ceza Avukatı Taksirle yaralama
Eskişehir Ceza Avukatı Taksirle yaralama

Taksirle Yaralama Suçu Madde Gerekçesi

Madde metninde, taksirle yaralama suçu tanımlanmış­tır. “Genel Hükümler” başlıklı Birinci Kitapta yer alan taksire ilişkin hü­kümler, bu suç açısından da geçerlidir. Yaralama kavramının içeriği bakı­mından, kasten yaralama suçuna ilişkin gerekçeye bakılmalıdır.

Maddenin iki ve üçüncü fıkralarında taksirle yaralama suçunun neti­cesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri düzenlenmiştir. Bu hususlarla ilgili açıkla­malar için, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerine ilişkin madde gerekçesine bakılmalıdır.

Dördüncü fıkrada, birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunması hâlinde, verilecek cezanın alt ve üst sınırı belirlenmiştir.

Yüksek Mahkeme Kararları

8. Ceza Dairesi Kararı

Y.8.C.D. E. 2012/31521 K. 2013/28956 K.T. 11.12.2013

TAKSİRLE YARALAMA

HAYVANIN TEHLİKE YARATABİLECEK ŞEKİLDE SERBEST BIRAKILMASI SUÇU

ÖZETİ: Zarar suçu olan taksirle yaralama eyleminden şikayet yokluğu nedeniyle sanığın mahkumiyeti yoluna gidilememesi halinde, TCK’nın 177/1. maddesinde düzenlenen “hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması” suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eylemin taksirle yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle ve şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Temyiz dilekçesinde havale tarihi 26.11.2011 gösterilmiş ise de dizi pusulası, temyiz harcı makbuzu ve dosya gönderme formundan katılanın 26.10.2011 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla Cumhuriyet Savcısı ve katılanın temyizi üzerine yapılan incelemede;

Oluşa ve dosya kapsamına göre, sahibi bulunduğu köpekleri, gerekli önlemleri almadan başıboş bir şekilde bırakıp mağduru ısırmasına neden olan sanığın eyleminin hem tehlike hem de zarar sonucunu doğurduğu, zarar suçu olan taksirle yaralama eyleminden şikayet yokluğu nedeniyle sanığın mahkumiyeti yoluna gidilememesi halinde, TCK’nın 177/1. maddesinde düzenlenen “hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması” suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eylemin taksirle yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle ve şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi,

Sonuç: Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

12. Ceza Dairesi Kararı

Y.12.C.D. E. 2020/8751 K. 2022/2081 K.T. 16.03.2022

Taksirle yaralanma ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

  1. Dosya içeriğine göre; 26/11/2015 günü saat 01.30 sıralarında 1.73 promil alkollü vaziyette otomobil ile seyir halinde olan sanığın, kırmızı ışıkta beklemekte olan Cengiz Yıldırım’ın idaresindeki otomobile çarpması şeklinde meydana gelen ve sanığın otomobilinde yolcu olarak bulunan …’ın basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve yüzünde sabit oluşacak şekilde yaralandığı olayda; Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre taksirle yaralama suçunun zarar suçu, TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ise tehlike suçu olması, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu – tehlike suçu kriterinin esas alınması gerektiği buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının kabul edilmesi karşısında; yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda, sanığın bilinçli taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, sanığın basit taksirle yaralama suçundan ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
  2. TCK’nın 89/5. maddesine göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, aynı Kanunun 89/1. maddesindeki yaralanma hali hariç olmak üzere, şikayete tabi olmadığı, ancak TCK 89. maddedeki bütün hallerin şikayete tabi olsun veya olmasın CMK’nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında CMK’nın 253. maddesi gereğince sanıkla müşteki arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma aşamasında da, aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğinin giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece CMK’nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve taraflar uzlaşamazsa trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı verilerek, yalnızca bir kişinin taksirle yaralanmasına sebebiyet vermekten yargılamaya devam edilmesi, tarafların uzlaşması halinde ise bir kişinin taksirle yaralanmasına sebebiyet vermekten sanık hakkında düşme kararı verilerek yalnızca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yargılamaya devam edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
  3. Bozma ilamına uyulduğu takdirde, taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması durumunda; sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçu için TCK’nın 89. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen temel ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenmiş olan ve 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ”Basit yargılama usulü” düzenlemesine tabi olacağı; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas – 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda CMK’nın 251. maddesi hükümlerinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,16/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eskişehir Avukat Mahmut Rasul Uyanık bu suçun şüphelisi veya sanığı konumunda olan müvekkillerine özenle ve profesyonellikten taviz vermeden Eskişehir Ceza Avukatı olarak müdafilik hizmeti verdiği gibi bu suçun mağduru veya suçtan zarar göreni konumunda olan müvekkillerini de mahkemede Eskişehir Ceza Avukatı olarak özveriyle temsil etmekte ve haklarını savunmaktadır.

Eskişehir Avukat Mahmut Rasul Uyanık saygıyla sunar.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!