Soruşturma Nedir?

Soruşturma, yetkili makamlarca suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi ifade eder (CMK 2/1-e).

Soruşturmanın Başlaması

Yetkili makamlarca suç şüphesinin öğrenilmesi ile soruşturma evresi başlar. Suç şüphesinin öğrenilmesi 3 farklı yolla olabilmektedir. Bunlar:

  • İhbar (suç duyurusu),
  • Şikayet,
  • Doğrudan öğrenmedir.

Soruşturma Başlaması İçin İhbar Nedir?

İhbar soruşturma ve kovuşturması re’sen yapılan bir suçun işlendiğinden haberdar olan bir kimsenin, bu durumu yetkili makamlara bildirmesidir. İhbara “suç duyurusu” da denilmektedir.

İhbar kamusal makamlar tarafından yapılabileceği gibi, kişiler tarafından da yapılabilir. Bir kimse duruşma esnasında bir suç işlerse mahkeme olayı saptayıp ve bu hususta düzenleyeceği tutanağı yetkili makama gönderir (CMK 205).

Şikayet Nedir?

Şikayet yasada fail hakkında muhakeme yapılabilmesi için suçtan zarar görenin iradesinin arandığı durumlarda, suçtan zarar görenin fail hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını yetkili makamlardan istemesidir.

Şikayet ve ihbarı birbirine karıştırmamak gerekir:
Şikayet soruşturması ve kovuşturması şikayete tabi bir suçun suçtan zarar göreninin, failin cezalandırılması istemini yetkili makamlara bildirmesi iken, ihbar soruşturması ve kovuşturması re’sen yapılan bir suçun işlendiğinin yetkili makamlara bildirilmesidir.
Soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı bir suçun, suçtan zarar göreninin dışındaki kimseler tarafından yetkili makamlara bildirilmesi şikayet değil ihbardır.

Doğrudan Öğrenme Nedir?

Cumhuriyet savcısı suç işlendiği haberini edinince re’sen soruşturmaya başlar. Örneğin yolda yürürken, gazete okurken ya da televizyon izlerlerken bulunduğu görev alanında suç işlendiğini öğrenen savcı, re’sen harekete geçer ve işin gerçeğini araştırır.

Soruşturmanın Sona Ermesi

Soruşturma beş şekilde sona erebilir savcılık ya iddianame düzenleyerek mahkemeye verebilir, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir, kamu davasının ertelenmesine karar verebilir, madde bakımından yetkisizlik (görevsizlik kararı) verebilir, dosyayı işleme koymama veya dosyanın işlemden kaldırılması kararı verebilir.

Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Nedir?

İhbar ve şikayet konusu eylemin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikayetin soyut veya genel nitelikte olması durumunda savcı soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verebilir (CMK 158/6).

Bu durumda şikayet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilmez (CMK 158/6). Diğer bir deyişle soruşturma evresi hiç başlamamış olur.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı (Takipsizlik) Kararı

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, savcının adliyeye intikal eden olayın kamu adına kovuşturulmasını gerektirecek bir yönünün olmadığını açıklayan kararıdır. Uygulamada bu karara “takipsizlik kararı” da denilmektedir.

Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak kanıt elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması durumlarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK 172/1)

Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilebilecek durumlar şunlardır (CMK 172/1):

  • Yeterli şüphe oluşturacak kanıt elde edilememesi
  • Kovuşturma olanağının bulunmaması
    • Şikayet yokluğu
    • Yaş küçüklüğü
    • Zaman aşımı süresinin dolması
    • Suçun affa uğraması
    • Şüphelinin ölümü
  • Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da kişisel cezasızlık nedenlerinin varlığı

Soruşturma Sonucu Kamu Davasının Açılması İçin İddianame Düzenleme Kararı

Soruşturma evresi sonunda toplanan kanıtlar suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı iddianame düzenler (CMK 170/2). İddianame düzenlenmesinin temel amacı, şüpheli hakkında kamu davası açılarak onun sanık statüsüyle yargılanmasını ve gerçeğin mahkeme önünde ortaya çıkarılmasını sağlamaktır.

Kamu davasının açılabilmesi için kuvvetli şüphe aranmaz, bunun yerine yeterli şüphe olması gerekli ve yeterlidir.

İddianame yazılı şekilde olur, hukukumuzda sözlü iddianame usulüne yer verilmemeiştir.

Soruşturma Sonucu Kamu Davasının Ertelenmesi

Kamu davası açılmasının ertelenmesi, belirli yasa sınırı aşmayan suçlarda Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlenmesini şüpheliye verdiği deneme süresinin sonuna kadar geri bırakmasıdır.

Koşulları:

  • Uzlaştırma ve ön ödeme kapsamında bir suç olmamalıdır. (CMK 171/2)
  • Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumunun uygulanabilmesi için “yeterli suç şüphesinin varlığı” gerekir. (CMK 171/2)
  • Suçun üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmelidir (CMK 171/2 c. 1). Bu süre 15 yaşını doldurmamış çocuklar için 5 yıl olarak uygulanır (ÇKY 19/2).
  • Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkum olmaması gerekir (CMK 171/3-a). Mahkumiyetin ertelemeye engel olabilmesi için kesinleşmiş olması gerekmektedir.
  • Yapılan soruşturmanın, erteleme kararı verildiğinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanısını vermesi gerekir (CMK 171/3-b)
  • Kamu davasının açılmasının ertelenmesinin, Şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması gerekir (CMK 171/3-c).
  • Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve savcı tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir (CMK 171/3-d).

Kamu davasının açılması 5 yıl süreyle yukarıdaki şartların varlığı durumunda ertelenebilir. Çocuğa yüklenen suçtan dolayı kamu davsının açılmasının ertelenmesi Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yazılı hallerin bulunması durumunda 3 yıldır.

Soruşturma Sonucu İşleme Koymama veya İşlemden Kaldırma Kararı

Memurlar veya diğer kamu görevlileri hakkında görevi nedeniyle yapılan ihbar ve şikayetler soyut ve genel nitelikte ise ya da ihbar ve şikayetlerde kişi veya olay belirtilmemişse veya iddialar ciddi bulgu ve belgelere dayanmıyorsa ya da ihbar ve şikayet dilekçesinde dilekçe sahibinin doğru ad, soyad ve imzası ile iş veya yerleşim adresi bulunmuyorsa ihbar ve şikayetler hakkında başsavcı tarafından işleme konulmama kararı verilir. Bu karar ihbar ve şikayette bulunana bildirilir. (4483 sayılı kanun m.4/4)

Kamu görevlileri hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi karar ve izin koşuluna bağlanmış ise bu koşul gerçekleşmediği takdirde işlemden kaldırma ya da işlem yapılmasına yer olmadığı kararı verilmektedir.

Dikkat edilmesi gereken husus bu durumda kovuşturma yer olmadığı kararı verilemeyeceğidir.

Eskişehir Ceza Avukatı Soruşturma
Eskişehir Avukat Mahmut Uyanık – Soruşturma Evresi

Yüksek Mahkeme Kararları

Y.C.G.K. E. 2002/YYB-249 K. 2002/344 K.T. 08.10.2002

4483 s. MemurYargılamaK/3, 18, Gç1

5237 s. TCK/260

5271 s. CMK/223

Öğretmen olan sanıkların hakkında Araban C.Başsavcılığınca, birlikte göreve gelmeme suçundan soruşturma izni verilmesinin talep edilmesi üzerine, Araban Kaymakamlığınca 25.05.2001 günlü yazı ile sanıklar hakkında genel hükümlere göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle dosya iade edilmiş olup, sanıkların TCY.nın 236. maddesi ile cezalandırılması istemiyle Araban C.Başsavcılığınca 13.6.2001 gün ve 100-94 sayılı iddianame ile kamu davası açılmıştır.

Araban Asliye Ceza Mahkemesi ise, 21.09.2001 gün ve 79-88 sayı ile; “02.12.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4483 sayılı Yasanın soruşturma izin yetkisini düzenleyen 3. maddesinin (a) bendinin, ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında izin verme yetkisinin Kaymakamlığa ait olduğu anlaşılmakla sanıklar hakkında açılan kamu davasının CYUY.nın 253/4. maddesi gereğince durdurulmasına” karar vermiştir.

Bu suretle olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan bahisle dosya; Yargıtay C.Başsav-cılığının “dosyanın incelenmeksizin iadesini” isteyen tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Öğretmen olan ve olay tarihinde Emek Platformu tarafından alınan karar uyarınca görevlerine gelmedikleri iddia edilen sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulması ve Araban C.Başsavcılığınca 02.05.2001 günlü yazı ile Araban Kaymakamlığından, 4483 sayılı Yasanın 3/a maddesi uyarınca soruşturma izni verilmesinin talep edilmesi üzerine, Araban Kaymakamlığı 25.05.2001 günlü yazı ile sanıkların işi bırakma eylemlerinin 4483 sayılı Yasa kapsamında olmayıp haklarında genel hükümlere göre işlem yapılması gerektiğini bildirmiştir. Bunun üzerine, Araban C.Başsavcılığınca öğretmen olan sanıkların, Türkiye çapında işi bırakma eylemi çağrısına uyarak olay tarihinde görevlerinin başına gitmedikleri iddiasıyla açılan davada; Asliye Ceza Mahkemesince, “02.12.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4483 sayılı Yasanın soruşturma izin yetkisini düzenleyen 3. maddesinin (a) bendinin, ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında izin verme yetkisinin Kaymakamlığa ait olduğu” görüşüyle muhakemenin durma-sına karar verilmiştir.

02.12.1999 tarihinde kabul edilip, 04.12.1999 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4483 sayılı Yasanın 18. maddesi ile Memurin Muhakematı Hakkındaki Kanunu Muvakkat yürürlükten kaldırılmış, “izin” sistemine geçilmiştir.

4483 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesinde “Bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce MMHKM. hükümlerine göre başlatılmış bulunan işlemler, MMHKM. hükümlerine göre sonuçlandırılır” düzenlemesi yer almakta ise de somut olayda suçun 12 Mayıs 2000 tarihinde işlendiği ileri sürülmüş olup, 04.12.1999 tarihinde yürürlükten kaldırılmış olan MMHKM. hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmamaktadır.

4483 sayılı Yasanın 3. maddesinin (a) bendinde, ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda kaymakam tarafından izin verileceği, 9. maddesinde ise, kaymakam tarafından”soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine” ilişkin karara karşı yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmüş, Ceza Genel Kuruluna her hangi bir görev ve yetki verilmemiştir. Ceza Genel Kurulunun görevi 1684 sayılı Yasanın 1 nci maddesinden doğduğundan ve kaymakamlık yargı yetkisine haiz bir merci olmadığından, Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken bir görev çekişmesinden söz etmeye olanak bulunmamaktadır.

Bu itibarla Kaymakamlığın 25.05.2001 günlü yazısının yasada öngörülen izin niteliğinde bulunduğu ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi ve 4483 sayılı Yasa hükümleri uyarınca sonuçlandırılması gerekmekle dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesine karar verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 08.10.2002 günü tebliğnamedeki isteme uygun olarak oy birliğiyle karar verildi.

Eskişehir Avukat Mahmut UYANIK saygıyla sunar.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!