Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçmiş Eşya Üzerinde Tasarruf

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerinde tasarruf suçu Türk Ceza Kanunu madde 160’da düzenlenmiştir. Bu suçun cezası 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Bu suç şikayete tabidir. Re’sen soruşturulup kovuşturulmaz. Şikayet süresi fail veya fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır.

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerinde tasarruf suçu uzlaştırma hükümleri kapsamındadır.

Bu suç kasten işlenebilen bir suçtur. Suçun oluşması için failin amaç ve saiki önem taşımaz.

Bu suçun dava ceza zaman aşımı 8 yıl, ceza zaman aşımı süresi 10 yıldır. Şikayet hakkının en geç dava zaman aşımı süresinde yapılması gerekir.

Bu suçun yargılaması asliye ceza mahkemesinde yapılır.

Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçirilmiş Eşya Üzerinde Tasarruf Suçu Nedir?

Bu suç kaybedilmiş olması nedeniyle malikin zilyetliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, geri vermeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunulmasıdır.

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerinde tasarruf suçunun hukuksal konusunu mülkiyet hakkı oluşturur.

Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçirilmiş Eşya Nedir?

Hata sonucu ele geçirilen eşya, herhangi bir hile yapılmaksızın, dalgınlık, dikkatsizlik, kaza veya rastlantı gibi nedenlerle failin eline geçen maldır.

Kaybolmuş eşya ile hata sonucu ele geçen eşya arasındaki fark eşyanın failin eline geçiş şeklindedir. Eğer eşya failin eline kendi isteği ile geçmişse kaybolmuş eşya, mağdurun dikkatsizliği sonucu failin eline geçmişse hata sonucu ele geçen eşya söz konusu olur.

Aynı şekilde unutulan eşya, terk edilen eşya ve kaybedilen eşya birbirlerinden farklı kavramlardır. Unutulan eşyanın ele geçirilmesi durumunda hırsızlık suçu oluşurken, terk edilmiş eşyanın ele geçirilmesi durumunda herhangi bir suç oluşmamaktadır.

Suçun Eylem Unsuru

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunun hareket ögesi “eşya üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunmak”tır. (TCY m.160)

Suçun oluşabilmesi için öncelikle kaybedilmiş olması sebebiyle malikinin zilyetliğinden çıkmış olan eşyanın failce bulunması ve kendi zilyetliğine geçirilmesi ya da mağdurun hatası sonucu eşyanın zilyetliğinin faile geçmesi gerekir. Kayıp veya hata sonucu bir şeyi ele geçiren kişi, sahibini biliyorsa eşyayı ona geri vermek veya sahibini bilmiyorsa yetkili mercileri durumdan haberdar etmek yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülüğe aykırı davranarak, eşya üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunulması durumunda suç oluşur.

Yetkili merciler kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtardır. (TMK 769)

Malik gibi tasarrufta bulunma nedir?

Malik gibi tasarrufta bulunma, mülkiyet hakkının sahibine tanıdığı yetkilerin kullanılmasıdır. Mülkiyet hakkı, sahibine en geniş yetkileri tanıyan ayni haktır. Mülkiyet hakkına sahip olan kişi sahip olduğu eşya üzerinde, hukuk düzeninin sınırları içinde, kullanma (usus), semerelerinden yararlanma (fructus) ve tasarrufta bulunma (abusus) yetkilerine sahiptir. (TMK m.683)

Hırsızlık Suçu ile Arasındaki Fark

Hırsızlık suçu ile kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu birbirine karıştırmamak gerekir. Kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçunda, mağdur kendi kusuru ile mal üzerindeki zilyetliğini yitirmiştir; mağdurun mal üzerinde bulunan zilyetliğini yitirmesinde failin herhangi bir eylemi yoktur. Hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerinde tasarruf halinde ise faile hata ile teslim edilmiş bir eşya söz konusudur. Yani her iki durumda da suç oluşmadan önce eşya mağdurun egemenlik alanından çıkmıştır.

Oysa hırsızlıkta taşınır mal mağdurun egemenlik alanındadır. Sahibi bilinen bir mal sahibinin egemenlik alanından çıkmadan veya sahibinin egemenlik alanından çıksa bile yeri biliniyorken veya ona ulaşma olanağı varken alınmışsa hırsızlık suçu oluşur.

Buna karşılık bir mal sahibinin egemenlik alanından çıkmış ve yeri bilinmiyor sahibinin de bu mala ulaşma olanağı yokken fail bu mal üzerinde tasarrufta bulunursa kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerinde tasarruf suçu oluşur.

Fail, zilyetliğine geçen eşyanın kaybedildiğini veya hata sonucu eline geçtiğini biliyorsa kaybedilmiş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu, bilmiyorsa hırsızlık suçu oluşur.

Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçirilmiş Eşya Üzerinde Tasarruf Suçu Madde Gerekçesi

Kaybedilmiş olması nedeniyle sahibinin zilyetliğinden çıkmış olan eşyayı ele geçiren kişi, bunu iade etmek veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmek yükümlülüğü altındadır. Aynı yükümlülük, bir şeyi hata sonucu ele geçiren kişi açısından da söz konusudur. Madde metninde, bu yükümlülüğe aykırı davranarak, eşya üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunulması, suç olarak tanımlanmıştır. Ancak, bu suç nedeniyle soruşturma ve kovuşturma, şikayete bağlı tutulmuştur.

Yüksek Mahkeme Kararları

Y.2.C.D. E. 2020/28553 K. 2022/9328 K.T. 16.05.2022

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-Sanık hakkında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçen eşya üzerinde tasarruf suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılanın temyiz isteminin incelenmesinde;

Yoklukta verilip, 22/02/2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen kararı 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 02/03/2016 tarihinde temyiz eden katılanın temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,

2-Sanık hakkında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçen eşya üzerinde tasarruf suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;

5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-TCK’nın 160/1. maddesinde düzenlenen ve suç tarihi itibari ile de uzlaşmaya tabi olan sanığın üzerine atılı kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu ile ilgili olarak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında taraflara uzlaşma teklif edilmediği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca taraflara uzlaşma teklif edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2-24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/05/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Y.2.C.D. E. 2022/1764 K. 2022/11343 K.T. 06.06.2022

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 160/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 80,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2019 tarihli ve 2018/248 esas, 2019/2008 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/01/2022 gün ve 5487/2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/02/2022 gün ve 2022/14776 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

1-Sanığın üzerine atılı kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunun şikâyete tâbi suç olması itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/1-a maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesindeki “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre, mahkeme tarafından yapılır.” şeklindeki hüküm gereğince usulüne uygun olarak uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,

2-Somut olayda, 22.06.2017 günü çalınan katılana ait cep telefonunun sanık … tarafından ertesi gün tanık …,’e satıldığı ve HTS kayıtlarına göre de suça konu cep telefonunun çalındıktan sonra ilk kez ertesi gün saat 21:58’de tanık… adına kayıtlı hat takılarak kullanıldığı olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu cep telefonunu açık kimlik bilgilerini ve adresini bilmediği İbrahim isimli birinden aldığını ve bu kişinin suça konu telefonun kendisine ait olduğunu belirterek satmak için kendisinden yardım istemesi üzerine suça konu telefonu…’e sattığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan aynı Kanun’un 160/1. maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tüm dosya içeriğine göre, 22.06.2017 günü çalınan katılana ait cep telefonunun sanık … tarafından ertesi gün tanık…’e satıldığı ve HTS kayıtlarına göre de suça konu cep telefonunun çalındıktan sonra ilk kez ertesi gün saat 21.58’de tanık… adına kayıtlı hat takılarak kullanıldığı olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu cep telefonunu açık kimlik bilgilerini ve adresini bilmediği İbrahim isimli birinden aldığını ve bu kişinin suça konu telefonun kendisine ait olduğunu belirterek satmak için kendisinden yardım istemesi üzerine suça konu telefonu…’e sattığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan aynı Kanun’un 160/1. maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle 2 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 15/11/2019 tarihli ve 2018/248 Esas – 2019/2008 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, verilen kararın niteliğine göre 1 no’lu kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 06/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Y.2.C.D. E. 2020/25986 K. 2022/6304 K.T. 31.03.2022

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf etme suçunun 5237 sayılı TCK’nın 160. maddesinde “Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyetliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikâyet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.06.1997 gün ve 132/151 sayılı kararında da açıklandığı üzere; “öngörülen suçun oluşabilmesi için mal sahibinin, malın nerede olduğunu bilmemesi, o şeyin mal sahibinin tasarruf alanı dışına çıkmış yani tasarruf imkanının kalmamış bulunması, en önemli unsur ise suç işleyenin mal edindiği şeyin yitirilmiş mallardan olduğu inancını taşıması gerektiği ve sahibi bilinen malın kaybolmuş mallardan sayılamayacağının…” belirtilmesi ve somut olayda;mağdur …’in kendisine ait 07 NS 867 plakalı motosikletini arızalı olduğu için Hacet Mahallesinde bulunan Reklam Alanya adresindeki işyerinin yanına koyduğu motosikletinin sanık tarafından düz kontak yaparak çaldığının anlaşılması karşısında;sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucunda aynı Kanun’un 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu olarak nitelendirilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş,o yer Cumhuriyet savcısı’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA,31.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eskişehir Avukat Mahmut Rasul Uyanık bu suçun şüphelisi veya sanığı konumunda olan müvekkillerine özenle ve profesyonellikten taviz vermeden Eskişehir Ceza Avukatı olarak müdafilik hizmeti verdiği gibi bu suçun mağduru veya suçtan zarar göreni konumunda olan müvekkillerini de mahkemede Eskişehir Ceza Avukatı olarak özveriyle temsil etmekte ve haklarını savunmaktadır.

Eskişehir Avukat Mahmut Rasul Uyanık saygıyla sunar.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!