Karşılıksız Yararlanma Suçu ve Cezası Nedir?

Karşılıksız yararlanma suçu Türk Ceza Kanunu madde 164’te düzenlenmiştir. düzenleme şu şekildedir:

  • 1-Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
  • 2-Telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
  • 3-Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Karşılıksız Yararlanma Suçu Şikayete Tabii Midir?

Karşılıksız yararlanma suçunun soruşturması ve kovuşturması re’sen yapılır. Bu suç şikayete tabi olmadığı gibi şikayetin geri çekilmesi soruşturmaya ve/veya kovuşturmaya engel değildir.

Karşılıksız Yararlanma Suçunda Ön Ödeme

Karşılıksız yararlanma suçu ön ödemeye tabi suçlardandır. Türk Ceza Kanunu madde 75 bu suç bakımından uygulama alanı bulacaktır.

Karşılıksız Yararlanma Suçu Yetkili ve Görevli Mahkeme

Karşılıksız yararlanma suçunda yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesi, görevli mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemesidir.

Eskişehir Avukat Karşılıksız yararlanma suçu

Yüksek Mahkeme Kararları

Y.11.C.D. E. 2005/7734 K. 2006/8338 K.T. 19.10.2006

KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇU

DOLANDIRICILIK SUÇU

ÖN ÖDEME İHTARATINA UYULMASI

Dolandırıcılık suçundan sanık K…….’in yapılan yargılaması sonunda: Suç vasfındaki değişikliğe göre otomatik cihazlardan bedel ödemeden yararlanmak suçundan ön ödeme nedeniyle 765 Sayılı TCK. nun 119. maddesi gereğince davanın ortadan kaldırılmasına dair Malatya 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 03.12.2003 gün ve 2002/955 Esas, 2003/881 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 15.09.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:

Sanık hakkında düzenlenen iddianamede, sanığın daha önceden yapmış olduğu eski ve görüşülmüş telefon kartlarının üzerindeki manyetik bölümlerine teyp bantları (şeffaf) yapıştırmak suretiyle bedava görüşme yaptığı, dolayısıyla Telekom Müdürlüğünü zarara soktuğu, kendi lehine menfaat sağladığı belirtilerek karşılıksız yararlanma suçu tarif edildiğinden sevk maddesindeki hata nedeniyle dosyanın gönderildiği ağır ceza mahkemesine suç vasfında bir değişiklik olmaksızın görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Sanığın eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 521/b maddesindeki karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğu, bu suçun ön ödemeye tabi olduğu, sanığın ön ödeme ihtarına uyarak süresinde cezanın asgari haddi ile yargılama giderlerini ödediğinden kamu davasının ortadan kaldırılması gerektiği mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılınmış olduğundan ve 5237 Sayılı Yasanın 163. maddesinin sanık aleyhine hüküm içerdiği ve ön ödemeye tabi bulunmadığı açıkça anlaşıldığından, anılan yasanın 7, 5252 Sayılı Yasanın 9. maddeleri gözetilerek katılan vekilinin eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 19.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Y.2.C.D. E. 2015/8335 K. 2015/14353 K.T. 09.07.2015

KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇU

MÜHÜR BOZMA SUÇU

ZİNCİRLEME SUÇ

ÖZETİ: 31.07.2013 ve 28.10.2013 tarihli kaçak su kullanma tutanaklarına göre sanığın, borcundan dolayı su sayacının kapatılmasından sonra ara boru takmak suretiyle kaçak su kullanması biçimindeki eylemleri nedeniyle karşılıksız yararlanma suçundan hüküm kurulurken sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanma olasılığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;

14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,

2- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;

31.07.2013 ve 28.10.2013 tarihli kaçak su kullanma tutanaklarına göre sanığın, borcundan dolayı su sayacının kapatılmasından sonra ara boru takmak suretiyle kaçak su kullanması biçimindeki eylemleri nedeniyle karşılıksız yararlanma suçundan hüküm kurulurken sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanma olasılığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sonuç: Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 09.07.2015 gününde oybirliği ile, karar verildi.

Y.2.C.D. E. 2014/6263 K. 2014/8116 K.T. 25.03.2014

KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇU

KAÇAK KULLANIM BEDELİNİ SORUŞTURMA TAMAMLANMADAN KARŞILAYAN SANIK HAKKINDA DAVA KOŞULU BULUNMADIĞI HALDE AÇILAN KAMU DAVASI

ÖZETİ: Karşılıksız yararlanma suçu nedeniyle, kaçak kullanım bedelini soruşturma tamamlanmadan karşılayan sanık hakkında, dava koşulu bulunmadığı halde açılan kamu davasının düşürülmesi yerine, 6352 sayılı Yasının Geçici 2/2. ve CMK’nın 223/4-b maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Karar: Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi biçiminde işlenen (6352 sayılı Yasanın 83. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 163. maddesine eklenen 3. fıkra) karşılıksız yararlanma suçlarının 05.07.2012 tarihine kadar işlenmesi halinde, mağdurun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, 05.07.2012 tarihinden sonra işlenen tüm karşılıksız yararlanma suçlarında (5237 sayılı TCK’nın 163/1,2 ve 3. fıkraları) ise 6352 sayılı Yasanın 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine eklenen 5. fıkrası uyarınca zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava koşulu olduğu ve dava koşulu gerçekleşmediği halde dava açılması durumunda 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilerek, ayrıca sanığın 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısında da verilecek kararın 6352 sayılı Yasanın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara özgü sisteme kaydının sağlanması gerekir.

Somut olayda 07.08.2012 tarihinde işlediği karşılıksız yararlanma suçu nedeniyle, kaçak kullanım bedelini soruşturma tamamlanmadan karşılayan sanık hakkında, dava koşulu bulunmadığı halde açılan kamu davasının düşürülmesi yerine, 6352 sayılı Yasının Geçici 2/2. ve CMK’nın 223/4-b maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,

Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, kararın 6352 sayılı Yasının 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunun 6. maddesine eklenen 2. fıkrası uyarınca adli sicilde bunlara özgü sisteme kaydına ilişkin işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 25.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Y.2.C.D. E. 2015/3423 K. 2015/14387 K.T. 09.07.2015

KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇUNUN TESPİTİNDE SANIĞIN KARŞILIKSIZ YARARLANMA KASTIYLA HAREKET EDİP ETMEDİĞİNİN BELİRLENMESİ GEREKTİĞİ

ÖZETİ: Kaçak elektrik tespit tutanağına göre borcundan dolayı kesilen elektriği açarak kullandığı belirtilen sanığın suçu işlemediğini savunması karşısında katılan kurumdan elektriğin ne zaman kesildiği, kesildiği tarihte sayaç üzerinde yazılı tüketim miktarının sorularak suç tutanağında belirlenen kurulu güce göre enerji miktarı ile sayaçtaki tüketim miktarı, borçtan dolayı elektriğin kesildiği tarihe göre karşılaştırılarak sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği belirlenip, hukuki durumunun bundan sonra tayin ve tespiti gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiştir.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Sanık hakkında mühür bozma suçuyla ilgili olarak,

Sanık hakkında düzenlenen 26/07/2012 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağında, 25/06/2011 tarihinde mühürlenerek enerjisi kesilen sayacın, kurum bilgisi dışında açılıp elektrik kullanıldığının belirtilmesi karşısında; tutanağa konu abonenin, tutanak tarihinden önce borcundan dolayı elektrik sayacının mühürlendiğine ilişkin mühürleme belgesi, katılan kurumdan sorulup varsa getirtilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçuyla ilgili olarak,

26/07/2012 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına göre borcundan dolayı kesilen elektriği açarak kullandığı belirtilen sanığın suçu işlemediğini savunması karşısında katılan kurumdan elektriğin ne zaman kesildiği, kesildiği tarihte sayaç üzerinde yazılı tüketim miktarının sorularak suç tutanağında belirlenen kurulu güce göre enerji miktarı ile sayaçtaki tüketim miktarı, borçtan dolayı elektriğin kesildiği tarihe göre karşılaştırılarak sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği belirlenip, hukuki durumunun bundan sonra tayin ve tespiti gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 09/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Y.6.C.D. E. 2002/23637 K. 2004/3276 K.T. 22.03.2004

KARŞILIKSIZ YARARLANMAK

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık Cemalettin hakkında yapılan duruşma sonunda: TCK’nun 521/a-1, 647 Sayılı Kanunun 4, TCK’nun 72. maddeleri gereğince 730.000.000 TL. ağır para cezası ile mahkumiyetine ilişkin ANKARA/GÖLBAŞI Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 17.7.2002 tarihli hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından onama isteyen 2.12.2002 tarihli tebliğname ile 30.12.2002 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

Sanığın, yakınanın eşine ait restoranın 4-5 yıllık müşterisi olduğunu savunması ve olay tarihinden sonraya ilişkin adına düzenlenmiş fatura sunması, yakınma dilekçesinde de sanığın Ankara İlindeki açık adresine kadar bilgi vermesi karşısında; yakınanın eşi Haluk ve restoranın suç tarihindeki garsonları dinlenerek, sanığın geçici olarak yeme-içme eyleminden sonra kaçma girişiminde mi bulunduğu, yoksa eski müşterileri olup o günkü hesabı ödeyememe durumunda mı olduğu araştırılıp sorulduktan sonra eylemin hukuki uyuşmazlık teşkil edip etmeyeceği de tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ: Bozmayı gerektirmiş, sanık Cemalettin savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.03.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eskişehir Avukat Mahmut UYANIK saygıyla sunar.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!