İnsan Üzerinde Deney Suçu Nedir?

İnsan üzerinde deney suçu TCK m. 90’da düzenlenmiştir. Cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.

TCK m. 90 düzenlemesi şu şekildedir:

  1. İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  2. İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;
    • Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
    • Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
    • İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
    • Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,
    • Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,
    • Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması,
    • Deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı olması ve herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması,

gerekir.

  1. Çocuklar üzerinde bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için ikinci fıkrada aranan koşulların yanı sıra;
    • Yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
    • Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin yazılı muvafakatinin de alınması,
    • Deneyle ilgili izin verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunması,

gerekir.

  1. Hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin uygulanmasının sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza sorumluluğunu gerektirmez. Açıklanan rızanın, denemenin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı olması ve tedavinin uzman hekim tarafından bir hastane ortamında yapılması gerekir.
  2. Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde, kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
  3. Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

İnsan Üzerinde Deney Suçu Yargılama

İnsan üzerinde deney suçu şikayete tabi değildir. Soruşturması ve kovuşturması re’sen yapılır. Dava zaman aşımı 8 yıl, ceza zaman aşımı 10 yıldır. Asliye ceza mahkemeleri bu suç ile ilgili yargılama yapmaya görevlidir.

İnsan üzerinde deney suçu Eskişehir avukat

Emsal Yargıtay Kararları

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2022/2038 Karar Numarası: 2022/9071 Karar Tarihi: 24.11.2022

İnsan üzerinde deney suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi tarafından katılan …’un istinaf talebine bianen yapılan istinaf incelemesi sonucunda 30/11/2021 gün ve 2021/1530 – 2021/2281 sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine” ilişkin karar ile sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatlerine ilişkin hükme yönelik … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 30/11/2021 gün ve 2021/1530 – 2021/2281 sayılı “katılan …’un resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları yönünden, katılan … Güvenlik Kurumu vekilinin ise insan üzerinde deney suçu yönünden suçtan zarar gören sıfatları olmayıp bu suçlardan verilen beraat kararlarını istinafa hak ve yetkileri bulunmadığından, istinaf istemlerinin reddi” ile katılan … Güvenlik Kurumu vekilinin, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanıkların beraatlerine ilişkin hükme yönelik “istinaf başvuralarının esastan reddi” kararına ilişkin temyiz istemlerinin reddine dair 14.12.2021 tarihli ek karar, katılan … Güvenlik Kurumu vekili ile katılan … tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanıkların beraatlerine ilişkin katılan … Güvenlik Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesince sanıkların, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatlerine karar verilmiş olup, CMK’nın 286/2-g maddesi uyarınca, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adli parasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, hükmedilen kararının türü itibariyle istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kesin olması nedeniyle … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi tarafından CMK’nın 296/1. maddesi gereğince verilen temyiz isteminin reddine dair 14.12.2021 tarihli ek karara yönelik katılan vekilinin CMK’nın 296/2. maddesi gereğince yaptığı temyiz isteminin, tebliğnamedeki isteme uygun olarak ESASTAN REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nın CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için, … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,

2- İnsan üzerinde deney suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin katılan … Güvenlik Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesince, sanıklar hakkında insan üzerinde deney suçundan beraatlerine karar verilmiş olup, … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 30/11/2021 gün ve 2021/1530 – 2021/2281 sayılı karar ile katılan vekilinin istinaf talebinin, suçtan zarar gören sıfatının olmadığı ve anılan suçtan sanıklar hakkında verilen beraat kararlarını istinaf etme hak ve yetkisi bulunmadığından bahisle CMK’nın 279/1-b maddesi gereğince istinaf talebinin reddine karar verildiği, verilen bu ret kararının itiraza tabi olduğunun belirtildiği, katılan vekili tarafından karara itiraz edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 08.12.2021 tarihli ek kararı ile itirazın değerlendirilmesinin yapılması için dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verildiği, verilen ret kararını itirazen inceleyen … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi tarafından 13/12/2021 tarih ve 2021/5 değişik … sayılı kararıyla itiraz başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmakla, temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin … 7. Ağır Ceza Mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE

3-Katılan …’un resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesince, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatlerine karar verilmiş olup, … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 30/11/2021 gün ve 2021/1530 – 2021/2281 sayılı karar ile katılan …’un istinaf talebinin, suçtan zarar gören sıfatının olmadığı ve anılan suçlardan sanıklar hakkında verilen beraat kararlarını istinaf etme hak ve yetkisi bulunmadığından bahisle CMK’nın 279/1-b maddesi gereğince istinaf talebinin reddine karar verildiği, verilen bu ret kararının itiraza tabi olduğunun belirtildiği, katılan tarafından karara itiraz edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 11.01.2022 tarihli ek kararı ile itirazın değerlendirilmesinin yapılması için dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verildiği, verilen ret kararını itirazen inceleyen … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi tarafından 17/01/2022 tarih ve 2022/2 değişik … sayılı kararıyla itiraz başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmakla, temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin … 7. Ağır Ceza Mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

4- Katılan …’un insan üzerinde deney suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Her ne kadar katılan …’un temyiz dilekçesinde, temyiz nedenlerini göstermemesi gerekçesiyle, katılanın temyiz talebinin reddine karar verilmesi teblignamede görüş olarak belirtilmiş ise de, katılan …’un incelenen temyiz dilekçesinde, “Sayın başkanım verdiğiniz kararın yeniden incelenmesini, sunduğum delillere yeniden bakılmasını, dosyamın Yargıtaya gönderilmesini ve gereğinin yapılması…” şeklinde temyiz talebinde bulunduğu ve katılanın dilekçesinde belirttiği “sunduğum deliller’’ den kastının istinaf dilekçesine ekli delilller olduğu anlaşılmakla, katılanın temyiz dilekçesinde, temyiz nedenlerinin bulunduğu değerlendirilerek tebliğnamede belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.

İnsan üzerinde deney ve deneme fiilleri, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 90. maddesi ile ilk kez Türk Hukuk Sistemi’nde suç olarak kabul edilmiştir. Her ne kadar TCK’nın 90. maddesinin başlığı “İnsan üzerinde deney” olarak belirtilmiş ise de madde içeriğinin incelenmesinde, anılan maddenin birinci fıkrasında “insan üzerinde deney” suçundan, dördüncü fıkrasında ise “insan üzerinde deneme” suçundan bahsedilmekte olup anılan maddede iki ayrı suç tipi düzenlenmiştir.

TCK’nın 90. maddesinde “deney” kelimesi kavramsal olarak açıklanmamıştır ancak madde gerekçesinde deneyin bilimsel çalışmanın ilk aşamalarına yönelik faaliyet olduğu belirtilmiştir. Bu ifadeden, eylemin deney kapsamında değerlendirilebilmesi için bilimsel bir çalışmada ve bu çalışmanın ilk aşamalarında bulunması gerektiği anlaşılmaktadır. İnsan üzerinde deneyden bahsedebilmek için, bilimsel araştırma çerçevesinde yeni bir ilacın veya yöntemin etkinliğini değerlendirme amacıyla insan üzerinde denenerek etkinliğinin saptanması gerekmektedir. Henüz tıp biliminin gereklerine uygun olmayan bir metodun bu gerekleri karşılaması için yapılan yani kesinleşmemiş, tıp dünyasında standarta oturtulmamış, uygulanabilirliği henüz kabul görmemiş, literatüre girmemiş konularda araştırma yaparak varsayıma dayanan olguları kesinleştirmeye yönelik bilimsel çalışmalardır. Bahsedilen çalışmalar neticesinde, olumlu sonuçlar alınabileceği gibi olumsuz sonuçların da elde edilmesi olasılık dahilindedir. Deney suçu bakımından fail, bilim insanı olabileceği gibi hekim de olabilirken suçun mağduru her gerçek kişi olabilir. Bilimsel bir deneyi yapan kişinin, hastalığı ya da hastayı tedavi etmek gibi bir amaç içinde olmasına gerek yoktur. Bu suç tipinde amaç araştırmadır. TCK’nın 90. maddesinin 5. fıkrasında, hukuka aykırı bir deney sonucunda ölüm veya yaralanma gerçekleşmesi neticesinde, fail, kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılacaktır. Bu fıkra sadece TCK’nın 90. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen insan üzerinde deney olarak adlandırılan suç türünü kapsamaktadır.

“Deneme” kelimesi sözlük anlamı itibariyle araştırmacının deneklere yöntemi uyguladığı, verileri elde ettiği ve çıkan sonuçların değerlendirildiği bir çalışma olarak tanımlanmış olmakla TCK’nın 90. madde metninde “deneme” kavramına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamış olup madde gerekçesinde ise deneme; bilimsel amaçlı deney sonuçlarının, henüz bir kesinliğe varmasa da, hastalığın tedavisi konusunda ulaştığı somut bazı faydalarından yola çıkarak hasta bir insana uygulanması işlemi olarak tanımlanmıştır. İnsan üzerinde denemeden bahsedebilmek için, hasta kişinin iyileşmesinde fayda sağlayacağı düşünülen metodun, henüz insan üzerinde denenmemiş olduğu hallerde söz konusu olabileceği, kesinlik kazanmamış tedavi metodlarına kesinlik kazandırmak için yapılması gerekmektedir. Deneme suçu bakımından, madde metninde tedavinin bir hastane ortamında gerçekleşmesi ve uzman hekim tarafından uygulanması gerektiği açıkça belirtildiğinden bu suçun faili ancak hekim olabilir. Anılan suçun mağduru ise hasta olan herhangi bir kişidir. Deneme suçunun söz konusu olabilmesi için deneme fiilinin, hastanın hastalığını tedavi etme maksatlı ve bu amacı gerçekleştirme kabiliyetine haiz hareketler olmasının yanı sıra hasta üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı olmasıdır. Yani hekimin, hastasını tedavi etmek amacıyla rıza olmaksızın, uygulanabilirliği tıp dünyasında kabul görmüş tedavi metodu dışında, kesinlik kazanmamış bir yöntemi bilerek hastasına uygulamasıdır.

Yukarıda izah edilen bilgiler ışığında, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın, beraat kararlarının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;

Sanıkların üzerlerine atılı suç bakımından, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gözetilmeksizin, sanıklar hakkında yüklenen suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin sabit olmasının beraat gerekçesi olarak gösterilmesi,

Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK’nın 303/1. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı madde uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. paragrafındaki “İnsan üzerinde deney suçu açısından sanıkların üzerlerine atılı suçun, sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine hükmün 1. paragrafına “Sanıkların eylemlerinin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle, insan üzerinde deney yapma suçundan sanıkların CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine ” ibaresinin hükme eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK, … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 30/11/2021 tarihli ve 2021/1530 – 2021/2281 sayılı kararına karşı yapılan temyiz isteminin isteme aykırı olarak 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE; 5271 sayılı CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için … 7. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin de … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE; 24.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2012/13207 Karar Numarası: 2012/16578 Karar Tarihi: 02.07.2012

İnsan üzerinde bilimsel deney yapma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle,dosya incelenerek gereği düşünüldü:

765 sayılı TCK’da düzenlenmeyen ve 5237 sayılı yasa ile hukukumuza giren insan üzerinde deney/deneme suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede,

5237 sayılı TCK 90. maddeye göre, hasta insan üzerinde tedavi amaçlı rıza olmaksızın deneme yapılması suçtur.

Hasta insan üzerinde tedavi amaçlı denemenin suç olmaması için ise;

1- En başta bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin uygulanmasının sonuç vermeyeceğinin anlaşılması,

2- Tedavinin uzman hekim tarafından bir hastane ortamında yapılması ,

3- Hastanın, tedavi konusunda yeterli bir şekilde bilgilendirilmesi ve yazılı rızasının alınması gerekmektedir.

Bu veriler altında somut olay incelendiğinde ise;

Ergenlik çağına giren ve içine kapalı bir tavır sergileyen mağdurenin ailesi tarafından serbest psikologluk yapan sanığın bürosuna götürüldüğü, sanık tarafından 9 seans boyunca mağdureye psikolojik destekte bulunulduğu ve Fulsac ve Tofronil isimli ilaçların verildiği, mağdurenin bu ilaçları kullandıktan sonra durumunun ağırlaşması üzerine ailesi tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesine götürüldüğü ve burada tedavisinin yapıldığı, Dokuz Eylül Üniversitesince ilaç yazma yetkisi olmayan ve yanlış tedavi uygulayan sanık hakkında suç ihbarında bulunulduğu olayda,

Psikolog olarak serbest çalışan sanığın ilaç yazma yetkisi olmamasına rağmen mağdura antidepresan ilaçlar yazdığı iddia edilmiş olmakla, öncelikle mağdurun konusunda uzman tam teşekküllü bir hastaneye sevki ile kullandığı iddia edilen ilaçlar nedeniyle yaralanıp yaralanmadığı ve yaralanmış ise TCK 89 .madde kapsamında raporunun alındıktan sonra sanığın buna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden sanığın unsurları oluşmayan atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de; Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinin de düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilirken, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın tedbire çevrilmesinin gerekçe gösterildiği, oysa, şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinde sayılan seçenek yaptırımlardan ve erteleme hükümlerinden önce uygulanması gerektiği, sanığın geçmişinde hükümlülükler bulunmadığı dosya kapsamı itibariyle mağdurenin maddi bir zararı da

olmadığı anlaşılmakla, sanığa verilen cezanın tedbire çevrilmiş olması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı şeklindeki gerekçe ile sanığın, lehine olan bu düzenlemeden faydalandırılmaması,

Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2016/2463 Karar Numarası: 2018/3153 Karar Tarihi: 08.05.2018

Nitelikli dolandırıcılık ve insan üzerinde deney suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanığın 2013/216 esas numaralı birleşen dosyada açılan kamu davası yönünden savunması alınmamış ve bu dosyada anlatılan eylem bakımından sanık hakkında hüküm kurulmamış ise de zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

Pratisyen hekim olarak muayenehane işleten sanığın; piyasadan ve yurtdışından getirteceği ilaçlarla immün sistemini güçlendirerek 4. evre kanser hastası olan katılan …’i iyileştireceği vaadinde bulunduğu ve bu kapsamda sanık üzerinde tamamıyla aydınlatılmış onam, bilimsel geçerlilik ve kanıt olmadan, tedavi amaçlı deneme yaptığı, ayrıca yurtdışından getirteceğini belirttiği ancak adını söylemediği ve reçetesini , faturasını sunmadığı, bilgi de vermediği bir takım ilaçlar için ve müştekide ölebileceği endişesi yaratıp içeriği belirsiz tedaviler için para alarak haksız menfaat temin ettiği ve atılı suçları işlediği iddia edilen olayda;

1)Sanık hakkında insan üzerinde deney suçundan beraate ilişkin hükmün incelenmesinde;

Sanığın savunmaları, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporu, katılanların yapılacak tedaviden haberdar olmaları, oluş ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçun unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle mahkemece verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin beraat hükmünün kanuna aykırı olduğuna ve sanığın eyleminin suç teşkil ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

2)Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraate ilişkin hükmün incelenmesinde;

Sanığın kullandığı ilaç ve tedavi yöntemleri ile ilgili herhangi bir kayıt tutmaması, bunlar hakkında hastaya detaylı ve yazılı bilgi vermemesi ve hastadan yazılı onam almaması, onkoloji alanında uzmanlığının bulunmaması, hastane ortamında işlem yapmaması, uyguladığı yöntemleri sağlıkçı olmayan çalışanı vasıtası ile uygulatması, hastaya hali hazırda devam eden tedavisini keserek kendisine gelmesini ve iyileştireceğini söylemesi, ölüm endişesi oluşturarak ne olduğunu söylemediği ilaçların bedellerini en başından alması, çekilen PET raporuna göre; hastanın hastalığının ilerlemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde ; sanığa iyileştirme vaadinde bulunup, sanık üzerinde ölüm endişesi oluşturarak ne oldukları konusunda tam ve yazılı bilgi de vermediği ilaçlar ve tedaviler için sanıktan haksız menfat temin ettiği anlaşıldığından eyleminin TCK’nın 158/1-i maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine atılı suçtan beraatine hükmedilmesi ,

Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!